Şair
Aşık Sümmânî

Asıl adı Hüseyin olan Sümmânî, 1860'lı yılların başında Erzurum'un Narman ilçesine bağlı Sâmikale köyünde doğdu. Çocukluğu köyünde çobanlık yaparak geçti.
On bir yaşındayken gördüğü bir rüyada pirlerin elinden bade içtiğini, ona "Sümmânî" mahlasının verildiğini ve sevgilisinin Gülperi olacağının söylendiğini kendi şiirlerinde anlatır. Bu rüya, bütün hayatını kaplayan bir arayışın başlangıcı olur.
Âşık Erbâbî'nin yanında yetişti. Erzurum ve çevresinin yanı sıra Kafkasya, Kırım, İran ve Afganistan'da dolaştı; Çıldırlı Âşık Şenlik gibi dönemin ustalarıyla atıştı.
Şiirlerinde aşk, ayrılık, gurbet, ölüm, dağlar ve inanç öne çıkar. Atasözleri ve yöresel sözlerle örülü dili en çok aşk şiirlerinde parlar. Dizeleri bugün hâlâ Erzurum, Kars, Erzincan ve Artvin yörelerinde "Sümmânî ağzı" denen kendine has ezgiyle söylenir.
Genel kabule göre 1915'te vefat etti; mezarı doğduğu köy Sâmikale'dedir. 1972'den beri Narman'da adına şenlikler düzenlenir.
Dünyayı sevenler velî değildir
Canı terk edenler deli değildir