Single · 19 Kasım 2025
Bir Ayrılık Bir Yoksulluk
Karacaoğlan’ın yüzyıllar ötesinden gelen çığlığı…
- Söz
- Karacaoğlan
- Müzik
- Divane
Hikâye
Karacaoğlan’ın yüzyıllar ötesinden gelen çığlığı…
Bu çağda hâlâ dinmiyor.
Ayrılık hâlâ kan gibi, yoksulluk hâlâ taş gibi,
ölüm hâlâ sessiz ve derin.
Divane, bu eseri yeniden yorumlarken
sadece bir türkü söylemiyor;
bir halkın iç yakan üçlemeli yazgısını dile getiriyor.
Üç dert:
Ayrılık.
Yoksulluk.
Ölüm.
Üçü de seçilmez, kaçılmaz, unutulmaz.
Cello’nun acı veren sesiyle açılıyor perde.
Zorba’nın dansındaki hüzünle,
gözyaşı değil artık hayatın kendisi akıyor.
“Vara vara vardım ol kara taşa” diyor Karacaoğlan…
Ama bu taş, artık sadece Anadolu’nun değil —
hepimizin sırtına binen taş.
Sözler
Vara vara vardım ol kara taşa Hasret ettin beni kavim kardaşa Sebep ne gözden akan kanlı yaşa Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
Nice sultanları tahttan indirdi Nicesinin gül benzini soldurdu Nicelerin gelmez yola gönderdi Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
Karacoğlan der ki kondum göçülmez Acıdır ecel şerbeti içilmez Üç derdim var birbirinden seçilmez Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
Vara vara vardım ol kara taşa Hasret ettin beni kavim kardaşa Sebep ne gözden akan kanlı yaşa Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
Nice sultanları tahttan indirdi Nicesinin gül benzini soldurdu Nicelerin gelmez yola gönderdi Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
Karacoğlan der ki kondum göçülmez Acıdır ecel şerbeti içilmez Üç derdim var birbirinden seçilmez Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
■ Nakarat